Bu site, Türk Dermatoloji Derneği tarafından hazırlanmıştır.

Yara ve Beslenme

Şebnem Özkan

Birçok hastalıkta olduğu gibi deri hastalıklarında da beslenmenin yeri çok önemlidir. Bazı deri hastalıklarında, besinlerin bazıları uyarıcı yani hastalığı arttırıcı etken olabildiği gibi, bir çok hastalıkta da besinler tedavi edici niteliğini korur. Tabi ki genel olarak beslenmeyle ilgili neler geçerliyse deri hastalıklarındaki beslenmeyle ilgili de bunlar geçerlidir. Yani dengeli beslenme çok önemlidir. Besinsel ögelerin, makro besinler dediğimiz vücuda çok miktarda almamız gereken besinlerin dengeli bir şekilde alınması gerekiyor. Yani belirli bir oranın protein, belirli bir oranın karbonhidrat ve yağ olması gerekiyor. Proteinler özellikle deride yara iyileşmesi için çok önemli komponentlerdir.

Bunun dışında ki besinlerin bir kısmı mikro besinler dediğimiz gruplardır. Mikro besinler vücuda daha az almamız gereken ya da daha az ihitiyacımız olan besinlerdir. Bu grupta vitaminler ve mineraller yer almaktadır. Bu besinlerin de deri hastalıklarında yeri çok önemlidir. Vitamin ve minerallerin başında C vitaminini sayabiliriz. C vitamini özellikle kolajen yapımında önemli bir vitamin olduğu için gerek yara iyileşmesinde gerekse yaşlanma süreçlerinde çok değerli bir vitamindir. Bunun dışında esas olarak güneşten alınan D vitamini için mutlaka belirli bir oranda güneş görülmesi gerekir her gün. Eğer her gün düzenli güneş göremiyorsak ya da güneşle ilgili bir hastalığımız varsa, güneşten kaçmamız gerekiyorsa mutlaka D vitaminini besin yollarıyla, besinlerden ya da besin takviyelerinden almamız gerekir. Bir başka önemli vitamin E vitamini. Bu da yine derinin yenilenmesinde önemli bir vitamindir.

Çinko önemli minerallerin başında gelir. Çinko eksikliğinde saçlarda bozulma, tırnaklarda değişimler oluşabilir. Ayrıca çinko yara iyileşmesinde de çok önemli bir madde olduğu için belirli oranlarda mutlaka günlük olarak diyetimizde bulunması gerekir. Bazı besinlerin bazı hastalıkları, bazı deri hastalıklarını uyardığını, arttırdığını biliyoruz. Özellikle whey proteini, süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketilmesi, katkılı gıdaların falza tüketilmesi, glisemik endeksi yüksek besinlerin ergenlik sivilcelerinde (akne)bir artışa neden olduğunu bilinmektedir. Bunun dışında, akne rozasea olarak adlandırılan, genellikle orta yaşta kadınlarda yüzde kızarıklıkla seyreden bir dematozda özellikle baharat türü besinler ve başta şarap olmak üzere alkol kaçınılması gerekenlerin başında gelir. Güllerle seyreden bir başka dermatoz da pemfigustur. Yani kabarcıklarla seyreden bir hastalıktır. Bu hastalıkta da bazı besinlerin yenmesini çok doğru bulunmaz. Bu besinlerden kaçınmaları gerektiği hastalara tavsiye edilir. Örneğin Psöriazis gibi çok sık görülen bir deri hastalığında özellikle rafine şeker, gluten içerikli besinler ve kırmızı etin fazla tüketilmemesi önerilmektedir.

Benzer Videolar

Dermatolojik Lazerler ve Yara
Yasemin Onam

Yara oluşturan lazerler ve oluşturmayan lazerler vardır. Bazı lazerlerde yara olsun istenir bazı lazerler de ise bu bir komplikasyondur. Yara iyileşmesinde lazer sonrası ortak bir görüş yoktur maalesef. Tüm dünyada pek çok farklı uygulama yapılmakla beraber uygulamaların amacı yaranın iyi iyleşmesi için nemli ortamın sağlanması, enfeksiyonlardan koruma, travmadan koruma ve bütünsel bir epitelizasyon sağlama ve skar dokusu gelişmine engel olunmasıdır.

Videoyu İzle
Diyabetik Ayak
İlgen Ertan

Diyabet, yani şeker hastalığı toplumumuzda oldukça sık görülen ve her geçen gün sıklığı oldukça artan bir hastalıktır. Diyabetli hastalarda sinir hasarı ve sinir nöropatisi dediğimiz bir duyu kusuru olmaktadır.

Videoyu İzle
Yara ve Yara Örtüsü
Deniz Aksu Arıca

Yara, deri bütünlüğünün bozulması olarak tanımlanabilir. Vücudumuzdaki yaralar travma kaynaklı olabileceği gibi çeşitli deri hastalıklarının yanı sıra şeker hastalığı, dolaşım sorunları, hareket kısıtlılıkları ya da beslenme bozuklukları gibi birçok nedene bağlı olarak gelişebilir.

Videoyu İzle

Bu web sitesi bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, içerisinde yer alan bilgiler hekime danışmanın yerine geçmez. Daha fazla bilgi için hekiminize başvurunuz.